31 Ekim 2013 Perşembe

Türk Televizyonlarındaki En iyi 10 Dizim

Bunu yapmanın zamanı geldi artık, farkettim ki bu listenin içine girebilecek dizi çekilmeyecek artık. Umudumu kaybettim. Şöyle bir sıralama yaptım, 10'dan geriye doğru gidiyorum.


10 - Şen Yuva




 Bu diziyle Ağustos 2010'da bir BKM projesi olarak tanıştık. Senaryosunu Emrah Serbes'in yazdığı bu yapımda Levent Üzümcü, Ceyda Düvenci, Alper Kul, Altan Erkekli, Ayşegül Atik, Mehtap Bayri kadroda öne çıkan isimlerdi. Çok sürmedi 20 bölümde sonlandırdılar. Muhteşem kadrosuyla ilk bölümünden itibaren kahkaha tufanlarına sokmuştu beni. Alper Kul'un canlandırdığı karakter Nurettin'in ''Sempatiğimsin'' adlı muhteşem eseri de, kolay unutulacak gibi değil. Bu dizinin en önemli özelliklerinden biri de, şu an Yalan Dünya adlı diziden tanıdığımız Okan Çabalar ve İrem Sak'ı bizlere ilk tanıtan yapım olması. Okan Çabalar'ın canlandırdığı ''Tankut'' karakteri izlediğim en iyi sit-com karakterlerindendi ki, Yalan Dünya'da da buna benzer bir karakteri canlandırıyor şu an. Çocuklar Duymasın'ın yıllarca sürdüğü ülkemizde, böyle bir sit-com'un bu kadar erken veda etmesine şaşırmamak gerek. Açın izleyin. Nette mevcut böümleri. Nurettin'den Sempatiğimsin adlı parçayla 10.sıraya yerleşiyor Şen Yuva!






9 - Tatlı Hayat


 2000'lerin başında karşımıza çıkan dizi de çok tanıdık iki isim bizi güldürmeye and içip çıkmışlardı yola. Yeşilçam'ın sultanı Türkan Şoray ve bir diğer önemli isim Haluk Bilginer. Neco'suyla, Çolpan İlhan'ıyla , İrfan karakteriyle gönüllerimizde taht kuran Celal Kadri Kınoğlu ile, Asuman Dabak ile mükemmel bir kadroya sahipti. Emre Altuğ ve Gamze Özçelik aralarında kaynıyorlardı. Evin hizmetçisi Menekşe ile İhsan'ın atışmalarıyla, Sevinç ile İhsan'ın Gültepe'de başlayan maceralarının şu anki yaşamına yansıttıklarıyla, İrfan'ın bitmek bilmez yaratıcılığıyla ve en önemlisi İhsan'ın ani tepkileriyle güle güle izledik. Bir toplarsak onları;


bu ne bugün buldum bugün yerim yarın allah kerimciliktir!
bu ne vurdumduymazlıktır! 
bu ne adamsendeciliktir! 
bu ne bana dokunmayan yılan binyılyaşasıncılıktır! 
bu ne kendini beğenmişlik, başkalarını boşvermişçiliktir!
bu ne bir elim yağda bir elim baldacılıktır!
bu ne kafama çakıl taşı çarptı dur ben bir bayılayımcılıktır!
bu ne benden sonrası tufancılıktır!
bu ne adam kayırmacılıktır!
bu ne bir sıfır olsun bizim olsunculuktur!
 ''Buna inanabiliyor musun Sevinç? 9. sıradayız Sevinç! Buna inanabiliyor musun!?
 Şimdi İhsan'ın vasiyetiyle gülelim biraz yıllar sonra;




8- Kurşun Yarası



 İlk sezonu hakkında pek konuşmak istemediğim bu dizi, sadece 2. sezonuyla bu listede olmayı hak ediyor. 2003 yılında Berdan Mardini ile başlayan bu dizi, Çökertme'li Halil Efe'yi anlatıyordu. Güzel bir senaryo, Berdan'ın kötü oyunculuğuyla hiç ediliyordu. Halil Efe öldükten sonra, 2. sezonunda Bülent İnal, Kaymakam rolü ile diziye başrol oyuncusu olarak girdi. İlerleyen bölümlerde Kara Poşu olarak bir kahraman hikayesine dönüşecek olan bu dizi, cumhuriyete kadar olan süreçte çok önemli konuları işledi. Bülent İnal rolünün hakkını fazlasıyla verdi ve ekrana kilitledi beni. Müzikleri, dekorlar, diğer oyuncular olsun buna çok katkı sağladı. 8. sıra kurşun yarasına bu güzel final sahnesiyle gidiyor. 








7-Yedi Numara



 7.ci sırada sebebi adından belli yine bir komedi dizisi, TRT'den tek yapım. Muhteşem karakterleri ve kalabalık kadrosuyla, her günümü şenlendiren bu diziye tam bir bağımlıydım ben. Her pazartesi akşamımı gülerek geçirmeme sebep oldu kendisi. Ne zaman tekrarı gösterilse yine tv başında buldum kendimi. Düşük bütçe ve çok tanınmamış başrol oyuncularıyla bile ne kadar başarılı bir yapım olabileceğini ispatladı benim koçlarım, piliçlerim. Aşkı sevgiyi, gülmeyi, dostluğu, küslüğü, dargınlığı her şeyi izletti bize tebessümlerle, yeri geldi hüzünlendirdi bizleri. Şimdi o sahnelerden biriyle 7. sıradan selamlıyoruz bu diziyi;




6- Süper Baba



''Bana bir masal anlat baba,
İçinde tüm sevdiklerim,
İçinde İstanbul olsun...''

 Bu diziyi tarif etmek için bu hepimizin bildiği üç mısra yeter... Bir masal, Çengelköy'ün sokaklarında geçen, öyle samimi, öyle sıcak ki, hepimiz o mahalledeniz , hepiniz o ailedeniz sanki... Çocukluğumun çizgi filmlerini benden çalan bu dizinin eminim ki 90'larda çocuk olan herkesin üzerinde büyük etkisi vardır. Yeni Türkü'nün müzikleriyle, Şevket Altuğ'u Sevinç Erbulak'ı,Tümer Silmaç'ı , Bennu Yıldırımlar'ı en önemlisi, Şevval Sam'ın gençliğini izleyebildik bu diziyle. Bir sahnesinde Fiko'nun Deniz'e aldığı bir müzik kutusu vardı. O günden beri ne zaman Müzik Kutusu görsem, sevgiyi aşkı ifade eder bana. Hele bir ''Hoşçakal Fiko'' bölümü vardır ki, boğazda düğüm, gözde yaştır. jenerik görüntüleri ve muhteşem müziğiyle Süper Baba 6.cı sırada;

5 - Ezel



 Ezel yakın bir yapım. En son beğenilip bu listeye giren dizi. Klasik bir intikam senaryosu, güzel detaylar ve harika oyuncularla işlenirse, klişelikten orjinalliğe gider. Öncelikle geçen günlerde kaybettiğimiz büyük usta Tuncel Kurtiz o muhteşem sesiyle tavladı beni. Fragman şiirleriyle. Tuncel Kurtiz'i ona böylesine yakışan bir rolde izlemek, bu diziyi benim gözümde tepelere kadar çıkardı. Kenan İmirzalıoğlu bu tarz rollerde kendini kanıtlamış birisi. Barış Falay, Sarp Akkaya gibi önemli isimlerde projeyi güzelleştirdiler. Cansu Dere biraz sırıtıyordu sadece. O da göze çok batmadı. 2 muhteşem sezon izledik, merakla kurgulanan oyunları, karşılıklı hamleleri gördük. 2. Sezonda Haluk Bilginer'le ve Ramiz Dayı'nın flashbackleriyle bir kez daha ivme kazandı dizi. Finali de çok tartışıldı ama, bence iyiydi. 5 numarada bir intikam hikayesi Ezel, ve muhteşem sahnelerinden biri;


Nur içinde yat Büyük Usta, Güzel İnsan...





4-Çemberimde Gül Oya



Ah be Çağan Irmak... Seni ilk bu diziyle tanıdım. Büyük hayranın oldum sonradan. Her şey bu diziyle başladı. Güzeldi senaryosu,  iki farklı zaman vardı, aşk vardı ama en dikkat çeken şey, bu diziyi bizlere bu derece sevdiren şey, kavga vardı bu dizide... İşçi vardı, işveren vardı. Milletvekili vardı, komünist vardı,Öğrenci vardı, köylü vardı, şehirli vardı. Bir aşk hikayesinden çok daha fazlasıydı. Ayrıca cast çok başarılıydı. Selda Akkor'un gençliğini Özge Özberk başarıyla canlandırdı. Tuba Büyüküstün ve onun duru güzelliğiyle ilk bu dizide tanıştık. Şerif Sezer, Kenan Bal, Suzan Aksoy, Işıl Yücesoy gibi usta isimler karakterleri yaşattı bizlere. Her Cuma 70'lere gittim geldim bu diziyle. Ailemle buluşma zamanımda ayrıca. Odamdan, sokaktan , arkadaşlarımdan beni soyutlayıp, ailemle aynı odaya sokuyordu. Hem de bir Cuma akşamı. Komünist bir öğrenciyi canlandıran Mehmet'in darbe sırasında askerde olması gibi bir dramı gözyaşlarıyla izledik, zaman zaman güldük o konakta, zaman zaman ağladık. Mehmet'le Yurdanur'la, Ümit'le Zarife'yle aşkı yaşadık.  Arkadaşlarımızı gönderdik idama, karanlık sokaklarda vurulduk, kelepçelendik. Bildiri dağıttık daha güzel günler için, prangalara vurulduk. Her şeyiyle, 4. Sırada Çemberimde Gül Oya ;




3 - Ihlamurlar Altında


İşte bu dizinin yeri çok ayrıdır bende. Tarifi de en zor olacak dizi bu. İlk olarak Nail Yurtsever'in muhteşem müzikleriyle tanıştım bu diziyle, tabi ''Çemberimde Gül Oya'' nın yerine, cuma akşamı aynı saate koyulmasınında payı büyüktü. Yönetmeni hayran olduğum bir isim Aydın Bulut'tu. Daha önce Kurşun Yarası'ndan sevdiğim Bülent İnal ve Çemberimde Gül Oya'dan tanıdığım Tuba Büyüküstün başrollerdeydi. Keza Özge Borak gibi bir güzellik daha vardı bu dizide. Başrol erkek oyuncular bıyıklıydı. Tanıdıktı bu roller. ''Türk filmlerine ve ustalara saygıyla'' lafıyla yola çıkan bu dizi, benim gibi bir yeşilçam hayranını tavlamakta gecikmedi. İlk bölümünden itibaren, cuma geceleri salonumuzda misafirimiz oldu. 22. bölümünden sonra, edindiğim tv kartı ile bütün bölümlerini kaydetmeye başladım. kaydediyor, çeviriyor , Cd'ye çekiyor arşivini yapıyordum. Benim gibi tembel birinden beklenmeyecek şeyler bunlar. Hatta bunlarla kalmıyor, önemli bulduğum sahneleri kesip YouTube'a atıyordum. YouTube yeni parlamıştı o sıralar. ''Ihlamurlar Altında '' yazınca hala benim videolar çıkıyor. Bu diziyi bu denli güzel yapan şeylerden birisi de Serdar Oğuz'un muhteşem şiirleriyle süslediği fragmanlardı. Daha sonra bir de kitap çıkardı Fragman DVD'si ile beraber.
İlk Sezon;Aşka İnat Zamanlar;
İlk sezon İstanbul'un fakir mahallelerinden Gazi Mahallesinde birbirine deli gibi aşık iki insanın hikayesinin, nasıl değiştiğini anlattı bizlere. Yılmaz, haksızlığa, hırsızlığa göz yumamadığı için işten atılır. Sevdiğiyle evlenmenin eşiğinden dönmüştür. Elif'in Tekiner Holding'in mağazasında işe girmesiyle, Ömer'in ona olan ilgisi Yılmaz'ı delirtir. Elif saftır. Annesi, Yılmaz işsiz diye onu Yılmaz'a vermek istemez. Yılmaz mahallenin delikanlısıdır, herkes sever onu. Ama hayat paradır artık. Özellikle bir baba olmayan evde. Yılmaz Elif'i Tekiner Holding'in reklam bilboardlarında görür ve mağazaya motosiklet ile dalar. Bunun üstüne hapiste tanıştığı Kemal Sadıkoğlu onun hayatını kökünden değiştirecektir. Yaşadığı mahallesinde insanlara yardım edecek, Ömer'e inanıp onunla evlenen Elif'ten intikam alacak ve farkına bile varmadan başka bir aşka söz verecektir...
İkinci Sezon; Söz Vermiş Aşklara;
İlk sezon finalinde, Filiz tarafından nikah günü terkedilen Yılmaz'ın ikinci sezonda söz verdiği aşkına kavuşması uzun sürüyor. Araya engeller koyan aşk, bir katil, bir hamilelik ve bir başka kadınla işleri karıştırsa da, yeşilçam müzikleri ve şiirlerle olaylar mutlu sona bağlanıyor. İlk sezondaki kötü karakter Meral yerini Kemal Sadıkoğlu'nun ölümünden sonra dizinin ikinci sezonunda piskopat aşık Cem'e bırakıyor. Aslı'nın hastalığı yeşilçam filmlerine göz kırparken, biz ailecek her cuma akşamlarını yeniden Kanal D ekranları karşısında geçiriyoruz. Dahası ben hala Capture ve upload ile uğraşıyorum. Bu diziyi yazmam biraz uzun sürdü çünkü yeri çok başka bende. 3 Adet orjinal dvd si hala zaman zaman dvd-rom'umla kucaklaşır. Dahası geçenlerde gördüm ''NetD'' adlı platforma bütün bölümleri yüklenmiş. Benim arşiv bir tık uzakta herkes için. İzleyin, İzlettirin. Ve bu güzel diziye yıllar önce eklediğim izlenme rekorları kıran bir videoyla veda edelim. Burada 3, benim kalbimde 1 numarasın ;




2- Bir Demet Tiyatro




 '' Ne dedi? Yine kötü bir şey söyledi bu!'' -Mükremin Çıtır .

 Şu ömrü hayatımda, okumaktan en keyif aldığım kişidir Yılmaz Erdoğan. Kalemini en çok beğendiğim kişidir. Bunun sebebi çocukluğuma ''Bir Demet Tiyatro''yu armağan etmiş olmasıdır. Bir renkli ekrana bakıp gülmeyi, bu diziyle öğrendim ben NET! Alışıla gelmiş tarzın dışında, bir tiyatro sahnesinde hayat buldu BKM oyuncuları. Hepsi birbirinden yetenekli, şimdi neredeyse 20 yıl geçmiş aradan ve hepsi hala ekranlarda...
 Bir laneti yok değildi tabi, ilk 3 sezonunda çok önemli 3 oyuncusunu yitirdi... ''Erdoğan Dikmen, Gürdal Tosun, Aydın Tolan'ı saygıyla anıyorum.'' Bütün karakterleri birbirinden farklı, hepsi bir hayli komik. Hepimiz zaman zaman o evde yaşıyor, laz bakkaldan alışveriş yapıyor, zabıta irfanla tartışıyorduk. 

 ''Seyfo,  Midyat gülün lan!''

Bu komik dizinin, zaman zaman bütün Yılmaz Erdoğan yapıtları gibi hüzünlendiren, dokunduran yanlarıda oluyordu tabi, diğer komedi dizilerinden tek farkı Yılmaz Erdoğan'ın kaleminden çıkıyor oluşu. Deniz Erdoğan'ın da hafızalarımızdan silinmeyen müziği ve dizinin jeneriğiyle Listemizin 2. sırasında ''Bir Demet Tiyatro'' ;

 



1.İkinci Bahar



 Baksana şu kadroya! Senaryosunu rahmetli Meral Okay'ın yazdığı, kendisinin de bir esnafı canlandırdığı dizide, Şener Şen ve Türkan Şoray önderliğinde bir efsane ortaya çıktı. Ozan Güven ve Nurgül Yeşilçay gibi önemli iki ismi bizlere kazandıran bu dizide, 3 çocuk babası eşini kaybetmiş Kebapçı Ali Haydar'ın, kocasız 2 çocuk anası Hanım'la beraber hayat mücadelesini, Samatya gibi küçük bir semtte, sıcak diyaloglar ve türlü karakterlerle izledik. Aşkı, hayat mücadelesini, rekabeti, sevgiyi gördük bu dizide. Bir bölümü vardı hiç unutmam, Zabıta Secattin Ali Haydar'ın, işporta arabasını sopayla parçalıyordu. Küçüktüm, duygulandım ve ağladım. Belki de o kutuya bakarak döktüğüm ilk gözyaşıydı bu. Bunu başardı bu dizi bende. Samatya'a o kadar soktu beni. İncesaz'ın mükemmel müziklerinide atlamamak lazım.Yaşıtlarım aynı saatte başka kanalda yayınlanan Yılan hikayesi adlı diziyi izlerken ben annemin zoruyla başladığım bu diziye, anneme teşekkür ederek veda ettim. İkinci Bahar yaşıyor ömrüm, gel benim birinci dizim oluver şimdi! ;



''Meral Okay'ı saygıyla anıyorum.''


0 - Leyla ile Mecnun & Behzat Ç.


Leyla ile Mecnun'u nereye koyacağımı bilemedim. Kendisi gibi absürt olsun yeri istedim. Çok güldürdün, çok düşündürdün bizleri, Burak Aksak. Daha geçen gün yeni dizinle finalini göstermek zorunda kaldın bu dizinin. Yeri geldi şanssızlıklarla başrol oyuncusu değişti, yeri geldi senaryoya oturtmak zor oldu ama, biz hep güldük, hep yaşadık o Kireçburnu'nda. Çok güzel olmuş finali. Tıpkı dizi gibi. Ellerine sağlık. Böyle uyumlu, böyle samimi kadro kolay gelmez. Yeni dönemin en iyi dizisi kalbimizde bir yerde. BEHZAT komiserim ile birlikte.

''Midyat, Seyfo okuyun lan!''




20 Ekim 2013 Pazar

Rüzgar


 Sonbaharı, ilkbahara tercih ettim hep. Rüzgarlı günlerde yürümeyi sevdim. Rüzgara karşı durduğum her an, daha bir güçlü hissettirdi kendimi bana. 
 Bilimsel olarak açıklaması beni pek tatmin etmiyor. O benim için var! Ona karşı yürüdüğüm her yolda bir şeyi daha aşıyorum hayatımda.Şarkılardaki gibi olmalı ama. Sert esmeli, bana esmeyi, gürlemeyi anlatmalı. Oturup dinlenmeli başucumda, belli ki uzaktan geliyor... Ama esmeli kendimi her güçsüz, yalnız hissettiğimde...Çünkü o estikçe bir ihtimal benden bir şeyler daha götürecek, belki bana yeni bir şeyler getirecek. Emin olduğum bir şey var, hayatımda bir şeyleri değiştirecek.  
 Herkes ihtiyaç duymaz mı bir şeylerin değişmesine? Sadece çık ve otur bir ahşap merdivene. Ve rüzgarını bekle, senin rüzgarın her kimse, her neyse!

15 Şubat 2012 Çarşamba

Başka bir Blog'da yeniden..

Duramıyorum..Yapamıyorum bir şeyleri anlatmadan...Sürekli konular hakkında yorum yapma ihtiyacı hissediyorum,herkes beni dinlesin istiyorum! Blog kullanımını internetten uzaklaştığım bir dönem bırakmıştım.Yeniden dönme vaktinin geldiğini düşündüm ve yeniden aynı başlıklarla karşınızdayım.